Vurun Sinemacılara! Vurun Sanata!

2 dakika okuma süresi

Vurun Sinemacılara! Vurun Sanata!

Bu ülkenin aydınlık yüzlerine, sinema emekçilerine,izleyicisine, sinema sanatına yine bu ülkenin polisi tarafından coplarla saldırılmıştır!

Tarih: 07.04.2013

Yer: İstiklal Caddesi/Beyoğlu

Bu ülkenin aydınlık yüzlerine, bu ülkenin sinema emekçilerine, bu ülkenin sinema izleyicisine,  bu ülkenin sinema sanatına yine bu ülkenin polisi tarafından coplarla, tazyikli sularla, gaz bombası ve halka kömür gibi bedava dağıtılması alışkanlık haline gelmiş biber gazıyla saldırılmıştır! Bir sinema yazarının boğazı sıkılmış, başka birinin ellerine kelepçeler takılmış!

Emek sineması alışveriş merkezine dönüştürülmek isteniyor. Bunu kimler, niçin istiyor çok fazla düşünmeye gerek yok. ‘Kültür Bakanı Ömer Çelik’in ‘Yıkmıyoruz,  bir tek çivisine bile dokunmuyoruz ’dediği Emek sinemasının harabeye çevrildiğini biliyoruz. Neymiş Emek sinemasının tavan süslemeleri aynen sökülerek yapılacak olan AVM nin içerisinde ki sinema salonuna yerleştirilecekmiş ve sözüm ona çağdaşlaştırılacakmış. Çağdaşlaşmak iktidar ve destekçileri için kültürel ve tarihi yapıların yakılıp yıkılarak yerlerine alışveriş merkezleri, gökdelenler, oteller, plazalar inşa edilmesi anlamına geliyor olacak ki bu çağdaşlaşma anlayışında kültürel varlıkların hiçbir yeri yok! Bilmeyenler öğrensin, hatırlamayanlarda bilgilerin tazelesin diye tekrar etmek isterim ki tüm dünyada ki evrensel koruma ilkeleri, kültür varlıklarının zorunlu haller dışında yerinde koruması gerektiğini söyler. Bu zorunlu halleri ise kamu yararı belirler.

Örneğin bir ülke çıkarı söz konusuysa, ya da toplum sağlığına karşı bir tehdit oluşturuyorsa taşınabilir. Ancak diğer hallerde yerinde koruma, aslına uygun yenileme gibi çalışmalar yapılır. Fakat gelin görün ki bizim ülkemizde ‘ilke’ ‘ilkeli olmak’ gibi kavramlar tam olarak karşılığını bulabilmiş değil. Biz kültürel miraslarımızı bakımsızlığa ve ilgisizliğe terk edip bu kültürel varlıkların harabeye dönüşmesini izleyip her geçen gün daha da ilkelleşiyoruz. Her şeyden evvel Emek sineması kamuya aittir ve gözünü sevdiğim İstanbul’unun bir tane daha çirkin ve manasız alışveriş merkezine ihtiyacı yoktur. Ve halka rağmen, iktidarı ve onun destekleyen sermaye sahiplerini koruyan polisinde emek sinemasını korumaya çalışan bu insanlara saldırmaya hakkı yoktur. Ayıptır!

Sinema eleştirmeni Atilla Dorsay’a şirketin işgüzar güvenlik görevlisi tarafından reva görülen hakaret ve darp üzerine konuşmak bile mide bulandırıcı. Kendisi de bugün itibariyle kaleme aldığı yazısıyla yıllardır sürdürdüğü sinema eleştirmenliği görevinden vazgeçtiğini duyurmuştur. Bu karar öyle durup dururken alınmamıştır, bir insan emek verdiği, aşkla, şevkle senelerdir yürüttüğü mesleğini öyle ha deyince bırakmaz.

Eminim ki kendisi bu kararı alırken utanmıştır, geçmişine,  yazılarına, izlediği yüzlerce filme ve o filmlerin emekçilerine karşı bir mahcubiyet duymuştur;  fakat Sayın Dorsay’ a bu kararı almaya götüren süreçte emeği olanlar hayatları boyunca asla utanç duymayacaklardır, utanç onların sözlüğünde tanımsız bir kelime olarak kalmaya devam edecektir. Bilen bilir ben de bir oyuncuyum, uzun süredir bazı olumsuz şartlar nedeniyle aşkla yaptığım ve şu sıralar aşkla hayalini kurduğum mesleğimi icra edemiyor olabilirim ama Tarihi emek sinemasının perdesinde içinde bulunduğum bir şöleni görmeden de ölmeye niyetim yok. Tarih yıkıcısı ve emek hırsızlarının olmadığı güzel günler görmek dileğiyle.

BU İÇERİĞE TEPKİ VER!


  • emoji
  • emoji
  • emoji
  • emoji
  • emoji
  • emoji
  • emoji

YORUMLAR

Kullanıcı Avatarı
/estetik-mucizesi-hyaluronik-asit-nedir-12665.html