Pop Art Sanatı Hakkında Bilinmeyenler

2 dakika okuma süresi

Pop Art Sanatı Hakkında Bilinmeyenler

"Marilyn’ler" adlı çalışmasından başka Pop Art sanat akımı hakkında bilinmeyenler;

II. Dünya savaşından sonra, Pop Art, tüketimi çekici hale getirmek için reklamlar, renkli afişler, hatta resimli dergi ve romanlar kullanılmaya başlanır. 

Claes Oldenburg'un öncüsü olduğu pop art, rutinleşen sanat akımlarına karşı oluşmuş. Pop, bazılarına göre "popüler" kelimesinin özeti iken, bazıları için patlayan bir şampanyanın çıkardığı sesi ifade ediyordu. 

İngiltere ve ABD'de değişik koşullarda ve birbirinden bağımsız olarak ortaya çıkan Pop Art'ın hikayesi 1956'da İngiltere'de başlar: 

Ressam Richard Hamilton, karmaşık ve acayip bir kolaj yapar. Tablodaki her şey son derece alaycı ve ironiktir; modern dünyayı simgeleyen garip eşyalarla dolu bir salonun ortasında kas manyağı olmuş bir adam durmaktadır, elinde muhtemelen halter niyetine taşıdığı dev bir topitop vardır, kanepede ise kafasına abajur geçirmiş çıplak bir arka sayfa güzeli sakin sakin hayallere dalmış. 


O dönem için aykırı olan bu çalışmanın ardından beklenen patlama 60'larda Amerika'dan gelir. Andy Warhol, Roy Lichtenstein, Claes Oldenbourg, Keith Haring gibi diğer Pop Art duayenleri, akademik sanatın gelenekleriyle hemen hemen tüm bağları koparırlar ve soyuta da sırtlarını dönerek halka gerçeği olduğu gibi sunarlar.

NY dev bir atölyeden farksızdır artık. Araba ilahlaşmış, cinsellik alenileşmiş, konserveler, pizzalar, patlamış mısırlar ikonlaşmış, sinema ise düşler ve yıldızlar üretmeye yarayan mükemmel bir makine olmuş. 



Pop Art'ın kült ismi Andy Warhol ise New York'ta kurduğu ve "Factory" adını verdiği atölyesinde sade yaratıcılığın sınırlarını aşıp türlü yeniliklere imza atar. Parlak renklerle adeta badana yapılmış Marilyn Monroe, Elvis Presley, Elizabeth Taylor portreleri büyük sansasyon yaratır. 

"Tüketim toplumu" olarak bilinen kavram, Warhol için tükenmek bilmeyen bir esin kaynağıdır. Coca Cola şişelerini, Campbell's çorbalarının ve Heinz ketçaplarının kutularını boyar. 

Günümüzde koltuklarda, perdelerde, nevresimlerde gördüğümüz çizgi roman karakterlerinin doğuşu Roy Lichtenstein sayesinde olur. Aslında Lichtenstein bir çizgi roman çizeri değildi, yaptığı şey geniş açı klişeler çizmekti: Aşk acısıyla ağlayan kadınlar, bir tartışmanın ortasındaki çiftler, alevler içindeki uçaklar...

Bu klişeleri, ses efektleriyle ve konuşma balonlarıyla da süsleyerek öncesi ve sonrası olan gerçek çizgi roman kareleri yaratmış. 

Lichtenstein pop art'ı şöyle özetliyor: 

"Şehirde bir ağacın önüne oturamam, çünkü şehirlerde hiç ağaç yok. Ve bir ağacı düşündüğümde, ağacın medya (filmler, fotoğraflar, reklamlar vs) tarafından yapılan taklididir aslında aklıma gelen. Ben nesnenin kendisinden çok, taklidini algılarım." 

Pop Art'ın sadece resimden ibaret olmadığını bize gösteren Claes Oldenbourg ise, tam boyutlarıyla oluşturulan ünlü süper markette gıda maddelerinin ve tanıdık nesnelerin taklitlerini sunmakta. Bu durum sadece resim, sinema ve müzik dünyasını değil, tasarımcıları da büyük ölçüde etkilemiş.

BU İÇERİĞE TEPKİ VER!


  • emoji
  • emoji
  • emoji
  • emoji
  • emoji
  • emoji
  • emoji

YORUMLAR

Kullanıcı Avatarı
/yuzdeki-istenmeyen-tuyler-icin-dogal-tuy-dokuculer-12601.html