ÇEREZ UYARISI

Web sitesi, sayfalarımızın okunmalarını isimsiz temelde analiz etmek, sizlere daha okunabilir içerik oluşturmak, reklamları sizin ilgi alanlarınıza göre özelleştirmek amacı ile üçüncü taraf tedarikçilerin Çerezlerinin yanı sıra kendi Çerezlerini de kullanmaktadır. Gizlilik Politikamızda daha fazla bilgi bulunmaktadır. Bu web sitesini aktif şekilde kullanmaya devam etmekle Çerezler kullanmamızı kabul etmiş olursunuz.

Mutlu Sonun Yolu Evlilik Değil

Mutlu Sonun Yolu Evlilik Değil
Paylaş:
4 Şubat 2015 11:05

Çoğu çift ilişkinin başında evlilik hayali kurmaya başlar.Peki gerçek mutluluğun yolu evlilikten mi geçiyor


Çoğu çift ilişkinin başında evlilik hayali kurmaya başlar.Peki gerçek mutluluğun yolu evlilikten mi geçiyor?İşte yanıtı;

Eskişehir Osmangazi  Üniversitesi (ESOGÜ) eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana  Bilim Dalı Başkanı ve Aile Terapisti Prof. Dr. Nilüfer Özabacı, "Çiftler  birbirlerini bir kaç yıl tanıyarak, duygu uyumu, hayata bakış, geçmiş, aile uyumu  bunlara bakarak evliliğe karar vermeli. Evlilik kararı mutlu son gibi gözüküyor  aslında yeni bir başlangıç. Çok acele edilmemesi gerekir. Özellikle gençler buna  dikkat etmeli" dedi.
 
Özabacı, evliliğin huzur içinde yürütülmesine ilişkin AA muhabirine  yaptığı açıklamada, evlilik öncesi kişilerin birbirini tanıma evresinin uzun  tutulmasının önemli olduğunu söyledi.
 
Bu sürenin kişiden kişiye değişebileceğini dile getiren Özabacı,  evliliklerin uzun sürmemesinin nedeni konusunda, "Yapılan evliliklerin türü,  biçimi çok önemli. Aceleye getirilen evlilikler genellikle kişilerin kendi  kararları olmuyor ya da kişilik gelişmesinde eksik kalan dönemi evlilikle  karşılamaya çalışılıyor ve karşısındaki buna anlayışla yaklaşmadığı için  evlilikler yürümeyebiliyor. Bir de aşk sürecinin hemen arkasından evliliğe  yönelindiğinde o kişiyi tanıma şansı olmadan yüksek duygu yoğunluğuyla, güven tam  oturmadan karar veriliyor" diye konuştu.
 
Doğru ve mutlu bir evliliğe karar verirken tavsiyelerde bulunan  Özabacı, çiftlerin birbirlerini tanımalarının zaman alan bir süreç olduğunu belirtti.
 
"Çiftler birbirlerini tanıyarak, duygu uyumu, hayata bakış, geçmiş,  aile uyumu bunlara bakarak evliliğe karar vermeli" diyen Özabacı, şunları  kaydetti:  "Evlilik kararı mutlu son gibi gözüküyor aslında yeni bir başlangıç.  Çok acele edilmemesi gerekir. Özellikle gençler buna dikkat etmeli. Eşlerin  birbirine, 'senin bu özelliklerini önemsiyorum', 'bunlara saygı duyuyorum', 'seni  böyle kabul ediyorum'u göstermesi gerekiyor."
 
"Bir elmanın iki yarısı olmayın" 
Eşlerin birbirleri için "bir elmanın iki yarısıyız" tanımını  yaptıklarını anımsatan Özabacı, bunun doğru olmadığını dile getirerek, şöyle devam etti: "Evliliklerde 'ben', 'sen' yaklaşımı olmalı. 'Biz' yaklaşımı zarar  veren bir yaklaşım. İki ayrı birey var yani iki ayrı elma var, biri kırmızı, biri  sarı. Farklı tatları ve  özellikleri var. Bunu bilmek ve birbirlerini öyle kabul  etmeleri gerekiyor. Birleşip iki yarım, bir elma olmuyor. Bu beklentiyle  girildiğinde sıkıntılar ve sorunlar yaşanabiliyor. Tabi ki eşler, birbirini  destekleyen bir takım davranışlar içinde olmalı ama bir birey olarak da birbirini  kabul ederek, yaşamalı. Böyle olduğunda evliliğe çok farklı bir dinamizm gelir.  'Benim istediğim gibi ol', 'benim özelliklerime uyumlu davran' gibi bir beklenti  içinde girildiğinde, karşımızdakini başka bir kişi olmaya zorluyoruz. Bu da ona  zarar veriyor."


Bu içeriğe tepki ver!

  • Alkış

  • Bayıldım

  • Komik

  • Düşünceli

  • Korktum

  • Kızdım

  • Kötü
Yorumlar