Kekemeliğin ve Konuşma Bozukluğunun Çareleri

2 dakika okuma süresi

Kekemeliğin ve Konuşma Bozukluğunun Çareleri

Küçükten büyüğe herkeste olabilen kekemeliğin ve konuşma bozukluğunun çarelerini Prof. Dr. Ahmet Konrot sizler için anlattı.

Kekemelik Nedir?

Sesli konuşmada sözcüklerin akışının, yineleme, takılma, solunum tutuklukları, kas gerilimi gibi nedenlerle engellenip kesintiye uğraması sorununa kekemelik denir. Kekemelik hakkında tüm merak ettiklerinizi Daha İyi Yaşam sizler için derledi.

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü öğretim üyesi ve Dil ve Konuşma Terapisi Araştırma ve Uygulama Merkezi (ÜSESKOM) Müdürü Prof. Dr. Ahmet Konrot'un kekemelik hakkında söylediklerine bir göz gezdirin. "Kekemelik, konuşmanın doğal akışının bir biçimde kesintiye uğraması ya da konuşmanın akıcılığında gözlenen istemsiz aksaklıklar olarak tanımlanabilir. Kişinin konuşurken sesleri uzatması, kimi sesleri üretirken zorluk çekmesi, bir sesi ya da heceyi tekrarlaması biçiminde gözlenen, akıcılık bozukluklarıdır. Kekemelik 2-5 yaşları arasında ortaya çıkıyor Kekemelik, dil ve konuşma gelişiminin ilk yıllarında, ağırlıklı olarak 2-5 yaşlarında ortaya çıkmaktadır. Her 100 çocuktan beşinde erken dönem kekemelik belirtileri gözlenmektedir. Bu belirtileri gösteren çocukların % 68-80’i kendiliklerinden bu sorunu aşabilmektedirler. Geri kalanında ise sorun ileriki yaşlara kadar sürebilmekte ve inatçı kekemelik adı verilen konuşma bozukluğuna dönüşebilmektedir. Ancak buradaki en önemli sorun, hangi çocuğun kendiliğinden iyileşeceğinin kesin olarak bilinememesidir. Ayrıca, kekemelik davranışlarının ortaya çıkışından itibaren 12-24 ay içerisinde kendiliğinden düzelebileceğine ilişkin bulgular olmakla birlikte, ilk altı aydan sonra devam etmesi halinde desteksiz iyileşme olasılığı çok düşüktür."

Kekemelik Geçer Mi?

Prof. Dr. Konrot, kekemelik sorunun kontrol altına alınabileceğini şu sözlerle anlatıyor: "Kekemeliğin geçmesi konusunda kolayca evet ya da hayır diyebilmek mümkün değildir. Ama kişinin kendi isteği, çabası ve bir Dil ve Konuşma Terapisti’nin yardımı ile kekemelik kontrol altına alınabilir. Erken dönem kekemeliğin kendiliğinden geçme olasılığı bulunmakla birlikte, söz konusu durumun kronik (inatçı) kekemelik haline dönüşme riskinin de oldukça yüksek olduğu gerçeği unutulmamalıdır. Her yaş grubunda gözlenen kekemelik olgularının yönetiminde bireye yol gösteren terapistin yanında, bireyinaile-okul-sosyal çevresinin desteği de gerekli ve önemlidir."

Kekemelik Terapisi

 Prof.Dr. Konrot: “Kekemeliğin yönetimi oldukça karmaşık bir süreçtir ve yaş gruplarına göre farklılıklar gösterir. Her kekeme birey için ona özgü bir terapi planı belirlemek gerekir. Okulöncesi dönem çocuklarda izlenen yol ve kullanılan yöntemler ile sonraki yaşlarda izlenecek yol ve yöntemler arasında büyük farklılıklar vardır. O nedenle her yaş grubu kendi özelliklerine uygun olarak değerlendirilmeli ve sorun buna göre yönetilmelidir.” diyen Konrot, terapinin zamanlaması hakkında da bilgiler verdi. Terapinin ne zaman başlaması gerektiğine "Duruma göre değişkenlik gösterebilir. Kekemelik konusunda bilgili ve deneyimli bir dil ve konuşma terapisti, sorunu ayrıntılı olarak değerlendirdikten sonra, uygun seçenekleri önerir. Erken dönem kekemelik söz konusu olduğunda, kronik (inatçı) kekemeliğe dönüşmesini önlemek bakımından bu konuda yeterince bilgili ve deneyimli bir dil ve konuşma terapistine danışmak ve ona göre hareket etmek daha yararlı olacaktır.“ yanıtını verdi.

Burun Estetiğinde Çene Ucu Yaklaşımı Nasıl olmalıdır?

 

BU İÇERİĞE TEPKİ VER!


  • emoji
  • emoji
  • emoji
  • emoji
  • emoji
  • emoji
  • emoji

YORUMLAR

Kullanıcı Avatarı
/estetik-mucizesi-hyaluronik-asit-nedir-12665.html