Kahvenin 'bol köpüklü' tarihi

3 dakika okuma süresi

Kahvenin 'bol köpüklü' tarihi

"Şöyle bol köpüklü bir kahve olsa da içsek..." sözünü ilk kim kullandı bilinmez ama kahvenin yolculuğu dünya tarihi kadar eski...

"Şöyle bol köpüklü bir kahve olsa da içsek..." sözünü ilk kim kullandı bilinmez ama kahvenin yolculuğu dünya tarihi kadar eski... Bol köpüklü bir kahve fincanındaki izler o tarihin göstergesi gibi... Yasemin gibi kokan beyaz renkli çiçeği, kiraza benzeyen kırmızı meyvesi ile kahve bitkisi 10. yüzyılda Habeşistan yani Etiyopya'da keşfedildiği günden bu yana damaklara olduğu gibi göze ve kulağa da hitap ediyor. İşte size kahvenin "tadından içilmez" yolculuğu... Önce damak tadıyla başlayalım... İlk dönemlerde meyveleri kaynatıldıktan sonra suyu içilmek suretiyle tıbbi amaçlı kullanılan kahve "sihirli meyve" olarak adlandırıldı. Gel zaman git zaman pişirme yöntemleri de değişen kahve, yüzyıllarda sonra kahve ve kahvehanelere girerek sosyal yaşamın ayrılmaz bir parçası olmaya başladı. 14. yüzyılda yepyeni bir keşif ile ateşte kavrulan kahve çekirdeklerinin ezildikten sonra kaynatılarak içilmeye başlamasıyla kahve kültür doğdu. 15. yüzyıl ortalarında kahve bitkisi Yemen'e geldi. İklim koşulların elverişli olunca kahve verim patlaması yaşadı. Malum, "kahve almaya Yemen'e mi gittin" sözü de buradan geliyor olsa gerek... kahve İSTANBUL, KAHVE KÜLTÜRÜ VE SANAT İstanbul'da ilk kahvehane 1554'te Şam'dan gelen Hakim ve Cem isimli iki tacir tarafından açıldı. İşte o günden bu yana ocakta kaynayan kahve hem dost sohbetlerine hem de sanata eşlik etti. Sayısız sanatçı, öğrenci ve öğretmen bu kahvehanelerde bir araya geldi; kitaplar okundu, piyesler oynandı, sohbetler edildi. Üstelik sadece İstanbul'da değil, dünyanın her yerinde kahvehaneler entelektüellerin buluşma yeri, kahve ise sanatçıların en sevdiği ortak içecek oldu. Alexandre Dumas, André Gide, Molière, Victor Hugo, Honoré de Balzac, Voltaire, Ludwig van Beethoven, Immanuel Kant gibi sanatçı ve düşünürler için kahve bir yaşam biçimi haline geldi. Sohbetini ve paylaşımını dünyanın her yerine beraberinde taşıyan kahve, pek çok sanat eserine de ilham verdi. Milyonlarca edebiyat eserinde kendinden bahsettiren kahve için söylenen şu sözü bilmeyen yoktur: Gönül ne kahve ister ne kahvehane Gönül sohbet ister kahve bahane – Anonim KAHVE HAYRANI BACH KANTAT YAZDI Antonio Vivaldi ve Carlo Goldoni gibi önemli müzisyenler de kahveden etkilendi. Dünyaca ünlü iki müzik insanı keman için "La Bottega del Caffe" adlı bir eser yazdılar. Ancak kahveden en çok etkilenen müzisyen J.S. Bach oldu. Bu büyük müzisyen, kahve aşkını ünlü Kahve Kantatı'nda notalara döktü. 1732 yılında Leipzig'de yayınlanan Kahve Kantatı'nda Bach, Picander'in şiirinden yararlandı. Kantatın yazılmasının en önemli sebebi, o sırada Almanya'da kadınlara kahvenin yasaklanmaya çalışılıyor olmasıydı. Oysa kahvenin sohbeti, cinsiyet ayrımı yapmamalıydı. O YILLARDA GENÇ KIZLARIN DİLİNCE DÜŞÜRMEDİĞİ O KANTAT Kahve Kantatı, bir babanın kızını kahve içmekten vazgeçirmeye çalışmasını anlatır. Ancak kahve, genç kız tarafından şu sözlerle yüceltilir: "Ah, kahve ne tatlı, binlerce öpücükten daha tatlı, muscat şarabından daha yumuşak, kahve, kahve onsuz olamam; Eğer bana bir şey ikram edecekseniz ah, o zaman bana kahve veriniz!" J.S. Bach, Kahve Kantatı [video width="425" height="325" ]http://www.youtube.com/watch?v=keTwmdQakMc[/video] RESİMLERLE GÜNÜMÜZE TAŞINDI Yedi sanatın öncüsü olan resimde kahvenin yeri ayrıdır. Kahvenin verdiği ilhamla yapılmış sayısız resim var. Bugün Avrupa'nın hemen her yerindeki müzelerde sergilenen kahve üzerine resmedilmiş eserlerde genellikle, sanatçıların sıkça gittikleri kahvehaneleri, evlerde içilen kahveyi ve kahve sohbetler aktarılır. Dünyanın ilk kahvehane resmi ise, Hollandalı ressam Adrian van Ostade'ye aittir. François Boucher, Franz Schams, Jean Léon Jérôme gibi ressamların ortaya çıkardığı eserler ise hem eski kahvehaneler, hem de kahve kültürü hakkındaki bilinmeyenleri resim sanatı aracılığıyla günümüze taşımıştır. Türkiye'de ise Üsküdarlı ressam Ali Rıza Bey'in resimleri önemli eserlerdir. 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başı yaşamış olan Ali Rıza Bey, dönemin yazlık ve kışlık kahvehanelerini, kahve ocaklarını, fincanlarını, cezvelerini, kahve dolaplarını ve seyyar kahvecilerini karakalem resmetmiştir. Ali Rıza Bey'in korunabilen onlarca resmi, bugün özel koleksiyonlarda yer almaktadır. Kıssadan hisse... Yüzyıllardır süren gelen kahvenin bol köpüklü yolculuğu elbette bu satılara sığmaz. 7 sanata ayrı ayrı siyaret eden kahvenin yolculuğu bitmez! Ne demişler; Gönül ne kahve ister ne kahvehane, Gönül sohbet ister kahve bahane... Haydi kendinize şöyle bol köpüklü bir kahve pişirin, hatır gönül meselelerini düşleyin... Not: Kahve hakkındaki tarihi bilgiler Kurukahveci Mehmet Efendi'den alınmıştı.    

BU İÇERİĞE TEPKİ VER!


  • emoji
  • emoji
  • emoji
  • emoji
  • emoji
  • emoji
  • emoji

YORUMLAR

Kullanıcı Avatarı
/estetik-mucizesi-hyaluronik-asit-nedir-12665.html