İstanbulluya Hafta Sonu Kaçamağı Önerileri

4 dakika okuma süresi

İstanbulluya Hafta Sonu Kaçamağı Önerileri

Şehrin gürültüsünden kurtulup kafa dağıtmak isteyenlere özel öneriler Daha İyi Yaşam'da!

Trafik sıkışıklığı ya da metrobüste balık istifinden hangimiz bunalmıyoruz ki? Hafta sonları niye var? Metropollerin karmaşasından kaçıp kurtulmak için! Güzel bir kaçamak yapmak için öncesinde iyi bir planlamaya ihtiyacınız olacak. Gittiğiniz yerin sizin beklentinizi karşılaması gerekiyor. O yüzden önce ne istediğinize karar vermelisiniz. Yeşile mi doymak istiyorsunuz? Termal sular ve masajlar ile vücudunuzu mu doyurmak istiyorsunuz? Yoksa yüzmek mi olur tercihiniz? “Denize kim hayır der” sesleri buraya kadar geldi : ) Ya da doğanın içinde spor mu yapmak istiyorsunuz? Yoksa siz çocukları alıp pikniğe mi gitmek istiyorsunuz?

Seçenek bol; ama hafta sonlarını iyi değerlendirirseniz, sırayla hepsini yapmak mümkün! Yeter ki planlı olun. Tatilleriniz evde “Ne yapsak?!” diye düşünerek geçmesin sevgili Daha İyi Yaşam okurları : )

Daha İyi Yaşam olarak ilk rotanızı belirlemede size yardımcı olmak istedik! 

Yürüyüş yapmak isteyenlerin adresi Abant

Yemyeşil Abant’a ne dersiniz? Abant’ta farklı birçok aktiviteyi de yapabilirsiniz. En popüler hafta sonu rotalarından biri olan Abant’ta hem doğa içinde uzun yürüyüşler yapabilirsiniz ya da dilerseniz piknik. “Yok bunlar beni kesmez” diyorsanız sizi şöyle alalım : ) Yamaç paraşütü gibi heyecanlı aktivitelere de katılmanız mümkün.  Bu rota size hitap ediyorsa hiç vakit kaybetmeyin.

Rumeli Kavağı – Rumeli Feneri

Rumeli Kavağı’nın birbirinden güzel plajlarından seçim yapmak zor. Altınkum, Elmaskum, Aile Plajı ve Askeri Plajı’nı aklınıza yazın. Baharda ise, sahilde uzun yürüyüşler yapabilirsiniz. Midye Çarşısı’nda meşhur incirinin tadına bakmadan geri dönmeyin! Buraya kadar gelmişken Karadeniz’e ilerleyip Rumeli Feneri’ne geçebilirsiniz. Karadeniz’den Marmara’ya kuşbakışı bakmanın keyfine varın.

İstanbul’un arka bahçesi Ağva

Göksu ve Yeşilçay ırmakları arasında konumlanan Ağva, İstanbul’a o kadar yakın ve o kadar güzel ki, ilk gittiğinizde “Niye daha önce gelmedim” diyeceksiniz! Eminiz! Mesafe bu denli az olsa da,  Ağva’da kuşların seslerini dinlemek mümkün. Ağva’da oksijen dolu havayı ciğerlerinize çekebilir, ruhunuzu dinlendiren tekne gezilerine katılabilirsiniz. Ağva’da karnınız acıktığınızda meşhur balık restoranlarından birini de ziyaret etmenizi tavsiye ederiz.

Bir balıkçı kasabası Kıyıköy

İstanbul’a 150 km uzaklıkta bulunan Kıyıköy, şirin bir balıkçı kasabası. Kırklareli’nde bulunan Kıyıköy’ün tarihi dokusu bozulmamış sokaklarında yürüyüş yapabilirsiniz. Yemyeşil doğanın içindeki plajında denize girebilirsiniz. Plajının arka kısmında bir kamping alanı da bulunuyor. Ayrıca tüm sahili izleyebileceğiniz bir kafesi bulunuyor. Orayı sorarak bulmanızı tavsiye ediyoruz.

Yeşilin her tonuna ev sahipliği yapan Sapanca-Maşukiye

İstanbul’dan yola çıkıp 1,5 saat sonra haşmetli ağaçların, kuş cıvıltılarının ve özgürce koşuşturan kazların arasında olmak nasıl fikir? “Yeşile, doğaya doymak istiyorum. Derelerin sesini duymak istiyorum” diyorsanız Sapanca-Maşukiye tam size göre!

Yuvacık Barajı’nın yanından geçerken mutlaka fotoğraf çektirin. Baraj olduğunu biz söyleyelim çünkü görünce inanmayacaksınız. Mükemmel bir göl gibi… Özellikle yanında sabah saatlerinde geçme şansı bulursanız, bayılacaksınız. Maşukiye’de derenin üzerinde kahvaltı yapabilirsiniz. Çocuklarınızın da eğlenceli vakit geçireceğini alanlar mevcut. Bu rotada öğlen Sapanca Gölü’nün çevresinde sakin bir yürüyüş, ardından hamak keyfi de sizi bekliyor. Daha ne olsun : )

Termal kaynakları ile vücudunuza şımartacak Yalova

Şehirde kalabalıktan ruhumuz daralırken, bedenimiz de oradan oraya savruluyor. “Yaptığım kaçamak sadece gözlerime değil, aynı zamanda vücuduma da hitap etmeli” diyorsanız, Yalova’ya uğrayın! Termal kaynakları, şifa veren kaplıcaları ve doğal güzellikleriyle Yalova, bu iş için biçilmiş kaftan. Özellikle yeşilliklerle çevrili Armutlu’daki kaplıcaları ziyaret etmelisiniz. Sudüşen ve Erikli şelalelerini görmeyi de unutmayın. Dipsiz Gölü’nü mutlaka görün.

İstanbul’un komşusu Kilyos

Adı Rumca kum anlamına gelen “Kilya”dan veya güzel boğaz anlamına gelen “Killa”dan türediği varsayılan Kilyos’a baharda ve yazın başında, daha ortam sakinken, bir şans verin.

İstanbulluların Sarıyer’deki kapı komşusu Kilyos’ta denize girmenin yanı sıra minik kültürel geziler de yapabilirsiniz. Sultan II. Mahmut’un restore ettirdiği Kilyos Kalesi görülmeye değer. Köyün eski evlerinin arasından tepeye ulaştığınızda karşınıza çıkan panoramik manzara da etkileyici. Ayrıca, Kilyos’ta İstanbul’un Fethi anısına1453′te dikildiği söylenen büyük çınar ağacı da ziyaret edilebilir.

Polonezköy

Polonyalı siyasi sürgünlerin 1800′lerde kurduğu Polonezköy, Anadolu Yakası’nın Beykoz ilçesinde yer alıyor. İstanbulluların piknik rotası haline gelen Polonezköy’de, piknikten ve kahvaltıdan fazlası var!

Zofia Teyze’nin Hatıra Evi’nde eski fotoğraflara dalıp köyün tarihini öğrenebilirsiniz. Kültür Evi’nde bir sergi varsa gezebilirsiniz ya da bir aktivite varsa katılabilirsiniz. Ağaç oyma heykel sergisini de unutmamalı. Ayrıca 1914′te yapılan Czestochowalı Meryem Ana Kilisesi de mini kültür turunuz için bire bir.

Sedef Adası

Şehre yakın, en kolay bahar kaçamağı ise Adalar’da yapılır. İstanbul’un dokuz adasından Sedef Adası ise eşsiz plajları ile öne çıkıyor. Adanın dörtte üçünün özel mülkiyet olduğu Sedef Adası’nda yapmak isteyeceğiniz ada turu yaklaşık 1 saat sürüyor. Kuş sesleri eşliğindeki turunuz ardından, Sedef Adası Plajı’nda bol bol yüzüp güneşin tadını çıkarabilirsiniz.

Kaçamaklarınız bol olsun : )

BU İÇERİĞE TEPKİ VER!


  • emoji
  • emoji
  • emoji
  • emoji
  • emoji
  • emoji
  • emoji

YORUMLAR

Kullanıcı Avatarı
/estetik-mucizesi-hyaluronik-asit-nedir-12665.html