İstanbul Yaşanacak Şehir mi?

2 dakika okuma süresi

İstanbul Yaşanacak Şehir mi?

İstanbul yaşanacak şehir mi? Bunun cevabını vermekte zorlanmadım desem yalan olur.

İstanbul tarihi dokusuyla insanı kendine aşık etmeyi iyi biliyor, eski mahalle havalarını hala soluyabildiğimiz sokakları var.  Ve bunların reklamları boy boy gazetelerde, dergilerde, kitaplarda konu oluyor. Evet İstanbulun her ne kadar güzelliği varsa bunlara aşinayız hadi gelin bir de İstanbul'un  yaşantısına girelim kısaca, yaşam koşullarına hatta istanbuldaki ilişkileri bile ele alabiliriz. İstanbul için ne diyoruz 'çok kozmopolit bir şehir' evet gerçekten her yerden insana rastlamak mümkün.

Türkiye'nin yaklaşık nüfusu 81 milyon ve İstanbul 15 milyonluk nüfusuyla ilk sırada bunların nedenlerinin başında iş ve eğitim olanakları geliyor elbette, ama bu insanlar istanbulun içinde nasıl yaşıyorlar merak edildi mi? Yoksa merakımızı diziler, filmler, ve tv proğramları sayesinde gideriyor muyduk?

15 milyonluk nüfusun içinden biri olarak yazıyorum, İstanbul da yaşam düşünüldüğünden daha kötü; istanbulun ara sokaklarını, bilinmeyen olaylı caddelerini, unutulmuş düşünülmeyen gece kondularını, geçim derdinden kendine vakit ayıramayan insanlarımızı, parayla zamanın şaşılası döngüsünü, hiç bir yerde bahsi geçmeyen metrobüs kavgalarını insanlarla etten duvar olmanın duygusunu  İstanbulda yaşamayan gerçekten bilemez.

Toplu taşımada durum bu iken araç kullanımınıda göz ardı etmemek gerek. Araç kullanan insanlarımızın şanslı olduğunu malesef söyleyemiyorum. Lükslükten ziyade parayla rezil olma meselesine dönmüş. Trafiği başlı başına stres kaynağı, ruhsal olarak insanı yıpratıyor. Trafikte rastladığım tartışmalar, kavgalar, hiç kimse birbirlerine saygı göstermiyor, herkes bir yerlere gitmeye çalışıyor. Kapitalist sistemden nasibini almış insan kitlesi görüyorum yollara baktığımda. Evlerin otoparklarında her aileye ait en az iki araç, herkeste araç var ve araç yoğunluğundan hiç kimse istediği yere zamanında gidemiyor.

Sıkılmak kelimesi ne kadar uzak İstanbula, sıkılmak için bile zaman yok, sıkılmanın bir lükse dönüşmesi insanımız için ne üzücü. İstanbulu bir kutuya benzetirdim eskiden ama artık bu düşüncemde değişmeye başladı çünkü İstanbulun Türkiye'yi yutuşunu görüyorum. Herkes herşeyin en iyisini en lüksünü yaşama peşinde farkında olmadan büyük bir kirliliğin içine çekiliyoruz. İnsanlarımızda sürü psikolojisi işliyor farkındalıkları azalıyor herkes en fazlasına sahip olma peşinde.

İlişkilerimiz bile doğru temeller üzerine atılamıyor artık kimsenin kimseye güvenmemesi ilişkilerimizide sağlıklı yaşayamamamıza neden oluyor beklentiler farklı, kültürler farklı, farklı çift ayakkabıların eşlerini bir araya getirip onunla yürümeye çalışır gibiyiz.

Bir süre sonra düşmez miyiz?
Ya da ne kadar yol alabiliriz?
 

BU İÇERİĞE TEPKİ VER!


  • 18
    emoji
  • 2
    emoji
  • emoji
  • 1
    emoji
  • 1
    emoji
  • 1
    emoji
  • 1
    emoji

YORUMLAR

Kullanıcı Avatarı
Hakansahin
Hakansahin - 14/04/2018 13:12
Istanbul için söylenmiş çok güzel bir söz var
"Dünyaya son kere bakacaksın deseler bu bakışı İstanbul’un Çamlıca’sından isterdim."
Öyle bir şehir ki Istanbul, kalsan olmuyo gitsen gene olmuyo.
Hakansahin
Hakansahin - 14/04/2018 12:36
Senin olduğun yer benim cennetimdir :)
Ömercan
Ömercan - 14/04/2018 12:32
Yaşanmasını bilene güzel ama memleketim kadar degil HOPA
/siyah-dondurma-nasil-yapilir-12572.html