İnsan Olmak Nedir?

3 dakika okuma süresi

İnsan Olmak Nedir?

İnsan olmak nedir? ya da insan doğup insan ölmek mümkün mü? Yaşama dair bu güzel ayrıntıyı Psikolog Burcu Atatür sizler için yazdı!

İnsan Olmak Nedir?

İnsan evladı olarak geliyoruz dünyaya. Doğuştan yani bu vasfımız. Bize can veriliyor ama anlam verilmiyor. İnsanlığımızı fark etmek, öğrenmek, hak etmek, kazanmak zorundayız. İnsan doğmak ilk adım, insan olarak ölmek zorundayız.

Dünya bizim yuvamız, bu gezegende yaşamımızı sürdürebiliyoruz. Başka gezegenler ve başka yaşamlar, alternatif evrenler var mıdır, belki sonraki yazıda tartışırız. Ama biz şimdilik madem bu ömürde ve sahip olduğumuz tek dünyadayız, biraz kıymet bilmemiz gerekmez mi? İnsan olmak kolay bir şey değil. Bazı gereklilikleri var. En önemlisi dürtü ve arzularına hakim olabilme, onları kontrol edebilme ve yönlendirebilme becerisi. Her istediğimiz anda karnımızı doyuramayacağımızı öğreniyoruz ilk. Annemiz bizi beslemezse yaşayamayacağımızı.

Her istediğimiz şeye ulaşamayacağımızı ve kafamıza göre gezip dolaşamayacağımızı öğreniyoruz ardından. Bunlar insanın gücünü sınırlayan şeyler mi? Hayır. Bunlar insanın gücünü biçimlendiren ve daha saf daha rafine hale getiren şeyler. Uygun şekilde işlemlenirse elbette. Bu yazıda uzun uzun, doğum başta olmak üzere kişiliğimizi oluşturan travmalardan bahsetmek değil niyetim.  Bugünden söz etmek istiyorum. Olmuş pişmiş halimizden. Suçu anne babamıza ve çocukluk şartlarımıza atmak psikanalizin şanındandır. Ama ben kendi payımızı güçlendirmek niyetindeyim. Yaşam bizi ne yollardan geçirmiş ve ne ateşlerde pişirmiş olursa olsun, bugün burada ve hayatta isek sorumluluğumuz var.

Rengimizi değiştiremeyeceğiz belki ama ne giyeceğimizi seçebiliriz, sesimizi beğenmesek de güzel şeyler söylemeyi başarabiliriz. Değiştirebileceklerimiz ve değiştiremeyeceklerimizin dengesi üzerinedir sınav. Ömür boyu bir ip cambazı gibiyiz. Korkularla arzuları, sevinçlerle hüzünleri, “daima ve asla” ları, “keşke ve iyi ki”leri hep dengelemek zorundayız. Kalbimiz nasıl biz yaşadığımız sürece hiç durmadan atmak zorundaysa, biz de dengeyi ne kadar yorulsak, bunalsak ve korksak da sağlamak zorundayız.

Kalp kadar profesyonel değiliz elbette, onun kadar kusursuz değiliz. En iyi niyetimizle uğraşsak da ip üstünde yürürken durduğumuz, tökezlediğimiz, düştüğümüz, sert bir şekilde yere kapaklandığımız olur. Bazen küçük bir dikkatsizlik bazen ise büyük bir ihmal bu sonuca yol açar. İşte insan olup olamamamız bu denge kaybı anlarına bağlıdır. Korkularımıza, öfkemize, bencilliklerimize, kısaca egomuza teslim mi olacağız yoksa onunla el ele verip, eskisinden güçlü bir şekilde yerden mi kalkacağız? Bu dünyanın düzeni bedel ödemeye dayalıdır. Muhakkak her şeyin bir bedeli vardır, olacaktır. Sadece istemek, çılgıncasına arzulamak yetmez. Takas vardır ve çok adildir. Vermeden alamayız, bu lüks insanlara bahşedilmemiştir.

Doğuştan edindiğimiz insanlık kalıbının içini doldurabilmemiz için de önce vicdanımızı devreye sokmak ve ne pahasına olursa olsun sesine kulak vermek mecburiyetindeyiz. Temel olarak iki seçeneğimiz vardır: Ya vicdanımızın zorlayıcı sesini susturur ve karşılığında insanlığımızı feda ederiz. Ya da insana dönüşebilmenin gururunu yaşar, hayatın bize öğretmesine izin verir ama çoğu bencil ve duyarsız olan keyif ve tatminlerimizden birer birer vaz geçeriz. Bu dünyada tüm canlıların bir arada ve uyum içerisinde yaşaması bence bir ütopya değil. Türümüzün hakkını verebilmek için diğer canlı türlerini izleyip öğrenme imkanımız var. Yeter ki kendimizi küçük tanrılar olarak görmekten vazgeçebilelim. Yeter ki bir çiçeğin yaşam hakkını, salonda güzel duracak diye sona erdirme diktatörlüğünden kurtulabilelim. İnsan doğmak ilk adım, umarım insan olarak ölelim…

Burcu Atatür/ Psikolog

Bir türlü mutlu olamıyorsanız "Mutlu Olmanın Yolları Neler?" yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.

BU İÇERİĞE TEPKİ VER!


  • 1
    emoji
  • emoji
  • emoji
  • emoji
  • emoji
  • emoji
  • emoji

YORUMLAR

Kullanıcı Avatarı
/estetik-mucizesi-hyaluronik-asit-nedir-12665.html