ÇEREZ UYARISI

Web sitesi, sayfalarımızın okunmalarını isimsiz temelde analiz etmek, sizlere daha okunabilir içerik oluşturmak, reklamları sizin ilgi alanlarınıza göre özelleştirmek amacı ile üçüncü taraf tedarikçilerin Çerezlerinin yanı sıra kendi Çerezlerini de kullanmaktadır. Gizlilik Politikamızda daha fazla bilgi bulunmaktadır. Bu web sitesini aktif şekilde kullanmaya devam etmekle Çerezler kullanmamızı kabul etmiş olursunuz.

Aşk Neden Acıtır?

Aşk Neden Acıtır?
Büşra US
Editör
Paylaş:
19 Ocak 2015 16:59

Aşk acısının temeline inmeye ne dersiniz? Aşk acınızın çocukluk döneminizle bir alakası var mı, ayrıntılar yazımızda saklı!


Aşık olmak, acı çekmek demek midir sizce? Daha İyi Yaşam olarak sizler için, "aşk acıtır mı" sorusunun cevabını derledik!

İnsanların psikolojisinden bahsederken sebepleri çocuklukta aramak artık tuhaf gelmemeli. Çünkü gerçekten ilişkilerimizi yaşama biçimimiz de çocukluk yaşantılarımızla oldukça ilintili.  

Çocukluk döneminin gelecekteki ilişkilere etkisi nasıldır?

Çocuklukta bakım veren kişi ile kurulan ilişki şekli yetişkinlikte kurulan romantik ilişkilerimizde de aynı şekilde karşımıza çıkıyor. Yani bakım veren kişi çocuğun ihtiyaçlarına yetebilmiş, zamanında karşılayabilmiş ve sevgi dolu bir ortam sunabilmişse çocuk ile arasında güvenli ilişki kurulmuştur. Bu çocuklar yetişkinliklerinde de güvenli bağlanma tarzı sergiliyor ve aynı bağlanma tarzına sahip kişilerle eşleşiyorlar.

Eşlerinin kendilerini terketmesinden daha az kaygı duyuyor, daha uzun süreli ve sağlıklı ilişkiler yaşıyorlar. Eşlerini hatalarına rağmen oldukları gibi kabul edip destekleyebiliyorlar. Aralarındaki konuşmalar diğer bağlanma tarzına sahip çiftlere göre daha sıcak ve samimidir. Böyle çiftlerde boşanma oranları da daha az oluyor.

aşk

Öte yandan annenin çocuğun gereksinimlerine karşı ilgisiz olduğu durumlarda çocuk güvensiz, mutsuz ve özgüveni düşük olmakta ve yetişkinlikte kaygılı-kararsız denilen bağlanma biçimiyle ilişkiler kurmaktadır. Bu insanlar sık sık aşık olur ama umdukları gibi bir mutluluk bulamazlar. Terk edilme korkusunu fazlaca yaşamaktadırlar. Bu sebeple eşlerini mutlu etmek için ne gerektiğini düşünüyorlarsa yapmaya hazırdırlar. Yakınlık kurma konusunda rahattırlar.

Fakat bu, bireylerin kendilerine verdikleri değer düşük olduğu için sürekli olarak başkalarıyla yakınlaşarak kabul görme gereksinimi içinde olmalarından ileri gelir. Sanki karşılarındaki insan onları severse, kendilerini sevilmeye değer biri olarak kanıtlamış olacaklardır. Güçlü samimiyet gereksinimleri karşılanmadığında da derin bir kalp kırıklığı yaşamaları kaçınılmazdır. Üçüncü olarak kaçınmacı ilişkiler vardır. Bu ilişki biçimi çocuklukta annenin çok duyarlı olmayışı ile kurulur. Çocuk bu ilişki biçiminde annenin yokluğunda kaygı hissetmez, varlığında ise ona çok ilgi göstermez. 

aşk

Bu çocuklar yetişkinliklerinde terk edilme korkusu yaşamasalar da diğerlerine karşı derin bir güvensizlik duyarlar. Yakınlık korkusu ve kıskançlık sorunları yaşarlar. Gerçek aşkın sonsuza dek sürmeyeceğine, böyle şeylerin sadece filmlerde ve romanlarda olduğuna inanır, acı çekmekten korkar ve başkalarına güvenmek, bağlanmak konusunda isteksiz olurlar.

Evet aşk güldürüyorsa da acıtıyorsa da bu bizim aşık olduğumuzda nasıl davrandığımıza bağlı. Fakat bunları okuduktan sonra umutsuzluğa düşmeyin. İlişkilerinizi yaşama biçiminiz çocukluk yaşantılarınızla ilintili olsa da böyle devam etmek zorunda değil. Araştırmalar insanların güvenli, uzun süreli bir ilişkiye girdiklerinde bağlanma tarzını değiştirebildiklerini gösteriyor. Öyleyse daha sağlıklı ilişkiler için kendinizi farkında olun. Artık bir ilişki içinde nasıl davrandığınızı ve nasıl davranmanız gerektiğini veya eşinizin neden öyle davrandığını bu bilgiler ışığında değerlendirebilirsiniz. Sadece farkındalık kazanmanız dahi pek çok sorunu iyileştirici olacaktır...

Editörün Seçimi : Daha İyi Yaşam - Aşk Acısından 8 Adımda Kurtulmanın Yolları


Bu içeriğe tepki ver!

  • Alkış

  • Bayıldım

  • Komik

  • Düşünceli

  • Korktum

  • Kızdım

  • Kötü
Yorumlar